Gamze Annenin Doğum Hikayesi

2012-12-17 12:21:00
Gamze Annenin Doğum Hikayesi |  görsel 1

ANNE olacağınız günü beklerken doktorunuzun 40 haftalık planına sizde uymaya çalışırken birden bir sorun oluyor ve erken doğum teşhisi konup bebeğiniz alınabiliyor.Dünyada çok fazla var prematüre çocuk.Bu çocukların bakımları ve hastanedeki yeni doğan bakım ünitesi ve kuvözü ne kadar önemli olduğu o anı yaşadığınız zaman anlaşılıyor.Hayat bu, ne zaman ne olacağı maalesef belli değil. Her hafta olduğu gibi bugünde bir annemizin doğum hikayesini sizlerle paylaşıyoruz.Bu annemiz bir prematüre annesi,daha 32 haftalıkken hayata gözlerini açan ve direnen minik prenses Berra’nın annesi.10.5 aylık olan Berra annesini çok seviyor ve onunla beraber her günün en güzel saatlerini beraber geçiriyor.Gamze anneye her şey için teşekkür ediyoruz ve hikayesini sizlerle paylaşıyoruz.Her zaman dediğimiz gibi ve tekrardan da söylüyoruz “doktorunuzu ve hastanenizi çok iyi seçin ve araştırın”. “Çok kalabalık bir ailede büyüdüm, neredeyse her sene yeni bir bebeğin aramıza katıldığı. Bebeklere hem çok alışkın hemde çok seviyordum. Aralarında bir tanesi var ki anne gibi bakmıştım ona. Bir kızdı o ve kendime çok benzetirdim onu. Tek hayalim vardı onun gibi bir kızım olması. 2010 Haziran ayında evlendik sevgilim ile. Ve tam bir sene sonra öğrendik bebeğimizin olacağını. Öğrendiğimiz günün gecesi hafızamdan hiç gitmeyecek biliyorum, uyuyamamıştık, sevgilim iş seyehatini yarım bırakıp ilk uçak ile gelmişti yanıma, yanyana bir kadın bir erkek vardı, kontrolsüz bir gülümseme ile,sabaha kadar hayal kuran. Çok rahat ve sakin bir hamilelik geçirdim. Çalışma stresi olmadan, ne bulursam okuduğum, en ince detayına kadar mantıklı bir alış-veriş listesi çıkararak geçti günlerim. O ... Devamı

Çocuklar Neden Yemek Yemez?

2012-12-03 10:43:00

Çocuklarda Yeme Direnci Annenin, bebek / çocuk beslenmesinde kilit rol oynadığı doğru mudur? Yoksa bu, tüm aileyi ilgilendiren ortak bir sorun mudur? Bebekler doğumsal bir aksilik olmadıkça ( ki bu nadir rastlanır) emme refleksiyle beraber doğarlar. Bu bebeğin ihtiyacı olduğunda, acıktığında yeme davranışı gösterebileceğini bize açıkça gösteriyor. Anne bebek beslenmesinde ve bebeğin beslenme alışkanlığı kazanmasında kilit rol oynar. Beslenme sırasında anne bebek duygusal olarak kuvvetli bağlar oluştururlar. Bebek ilerleyen yaşlarında da çok önem taşıyacak olan temel güven duygusunu kazanır… Ne var ki annelik içgüdüsü diyebileceğimiz bir konu bebeğin acıkma mekanizmasının doğallığını bozabiliyor. Gerek anneler gerekse diğer aile üyeleri bebeklerinin aç kalması, zayıf, güçsüz kalması endişesiyle ihtiyacı dışında yedirmeye zorlayabiliyorlar. Bu durum kısa vadede yeme problemlerine uzun vade de ise çocuğun davranışsal problemler yaşamasına sebep olmakta. Bir bebek / çocuk hangi nedenlerle yemek yemeğe itiraz eder? Sağlıklı bebek ya da çocuklar tıpkı yetişkinler gibi acıktıkları zaman yemek yeme eğilimi gösterirler. Bedensel sağlığı yerinde olduğu halde yeme davranışına direnen çocukta şunları incelemek gerekir. - Çocuk acıkmamış olabilir. - İhtiyacı dışında yemeye zorlanmış olabilir. - Sevmediği yiyeceklerden kaçınıyor olabilir. - Kazanç elde etmek ( istediği bir şeye ulaşmak ) için yememe davranışını kullanıyor olabilir. - Anne babayı cezalandırmak için yemek yemeyebilir. - Duygusal bir sorunu olabilir… Bu sorunu aşmak için anne ve baba nasıl bir davranış kodu ve yöntem belirlemelidir? - Yememe sorunu ne ? Öncelikle aile, yukarıda bazılarını saydığımız çocuğun yememe nedenine kanalize olmalı... Devamı

Dilek Annenin Doğum Hikayesi

2012-12-03 10:39:00

Her cuma olduğu gibi bugünde yeni bir hikaye sizlerle olacak.Hayat her kadına farklı hikayeler yaşattığı gibi Dilek hanımda çok farklı şeyler yaşamış.Bizlerle paylaştığı ve yaşadıklarını anlattığı için çok teşekkür ediyoruz. 44 yaşında ev hanımıyım ,2 erkek 1 kız çocuğum var.Hepsinin ayrı bir hikayesi,ayrı bir heyecanı var.En küçük oğlumun doğum hikayesini sizlerle paylaşacağım… 27 yaşındaydım,en küçük oğluma hamile kaldığımda.Hamileliğim boyunca bir sorun yaşamadım.Doğumumun başlaması yine çoğu annelerde olduğu gibi gece yarısı ansızın yavaş yavaş olan sancılarla gösterdi saat ta 03:00 dı.Rahmetli babamı görüyordum rüyamda.Ranzaya yatmıştı,bende çekil baba yanına geleyim dediğimde babam da git demişti.O anda bir korku ile uyandım ve suyumun geldiğini gördüm.Eşime kalk benim sancılarım var desemde eşim inanmadı ve sabaha kadar bu sancıları çektim.Sabah oldu ilk işim eltimi arayıp söylemek oldu ,o da sağolsun hemen iş yerinden izin alıp yanıma geldi.Ebe vardı hemen yakınımızda ilk oraya gittik ,kontrol etti sakın hastaneye gitmeyin çocuk gelmiş yolda doğum yapabilirsin dedi.Bizde korktuk eve geldik.Daha sonra sancılarımın artmasıyla beraber ebeyi çağırdık ve salonun ortasına yatırdılar beni.Çarşaflar serildi,sıcak su hazırlandı.Cahillik işte ,şimdi olsa yapar mıydım?Ama işte olan olmuştu.Neyse, daha sonra ebe doğumu yaptırmaya çalıştı fakat olmuyordu.Bendeki guatr nedeniylede nefes alamamaya başlamıştım ve mosmor olmuşum.Ebe beni öyle görünce iyicene korkmuş ve eltimlere dua edin yoksa kadını ve bebeği kaybedicez demiş.Doğum olmuştu ve oğlum dünyaya geldiğinde o da mosmordu.Nefes alamıyordu,ikimizde çok kötüydük.Oğlumun şimdi astım olmasının belkide nedeni o dur.Benim dikişlerimi dikmediği ve açık bıraktığı için malesef 8 sene önc... Devamı

Sizlerden Onlara…

2012-12-03 10:37:00

Büyük şehirler dışında dernek ve vakıfların ihtiyaçları için destek bulması çok zor. Buradan yola çıkarak Nivokido’nun yaratıcıları Burçak Targaç Serim ve Çiğdem Calvez KOÇ-DER ( Kocaeli Otizmli Çocuklar Derneği) için bir oyuncak kampanyası başlatmış. 5 Aralığa kadar evinizde çocuğunuzun artık oynamak istemediği iyi durumda olan oyuncakları Nivokido Şaşınbakkal mağazasına göndermenizi rica ediyoruz. Gönderdiğiniz oyuncaklar temizlenip hediye paketi yapılarak uygun olanlar 08 Aralıkta KOÇ-DER Yaşam Merkezindeki çocuklara hediye edilecek. Uygun olmayanlar ise TGEV’na bağışlanacak. Sizde elinizdeki oyuncakları göndermek istiyorsanız iletişim adresi : Nivokido Bağdat Cad. No. 374 Suadiye / İstanbul 0216 360 01 92     Devamı

BU KİTABI KAZANMAK İSTER MİSİNİZ?

2012-11-30 09:25:00
BU KİTABI KAZANMAK İSTER MİSİNİZ? |  görsel 1

  Gün Yayıncılık’tan bebekleriyle beraber uyumayı seven ama akıllarının bir köşesine hep “Acaba doğru mu yapıyoruz?” ya da “Bu şekilde uyumamız ne kadar güvenli?” gibi sorular takılan tüm ebeveynler için çok faydalı yeni bir rehber kitap: Bebeğinizle Birlikte Uyumak. Bu kitabın bir özelliği de kapağı… Bebekler, çocuklar ve onlarla ilgili her konuda yazan tanınmış blogger annelerimiz Esra Sert, İrem Küçükçelebi Erdilek , Perihan Gürer, Ayça Oğuş, Yeşim Mutlu ve çocukları, bu önemli çalışmada aile albümlerinden beraber uyuma fotoğraflarıyla bu kitaba destek oldular. Kitabın içindeki teşekkür bölümünde kendileriyle ilgili daha detaylı bilgileri bulabilirsiniz.   İnsanın bebeğiyle birlikte uyuması, hemen hemen tüm çağlarda neredeyse bütün kültürlerde vardır. Ancak bizim modern dünyamızda bu uygulama, aklımıza takılan sorularla ve suçluluk hissiyle doludur.   Bebeğinizle Birlikte Uyumak’ta birlikte uyuma konusunda dünyaca tanınan James J. McKenna, birlikte uyumanın her türüne karşı çıkan tavsiyelerin neden hem geçerli bilimsel temellere dayanmadıklarını hem de ahlaki açıdan tehlikeli ve yanlış olduklarını açıklamaktadır. Aynı yatak paylaşılsın veya paylaşılmasın, okura güvenli şekilde birlikte uyumanın çeşitli yollarını gösteren bu kitap, birlikte uyumanın olası bilimsel yararlarına dair güncel bilgileri veriyor. Tehlikeleri ve riskleri en aza indirmeyle ilgili bölümlerle tamamlanan kitap bebeğinizle neden ve nasıl birlikte uyuyacağınızı detaylı bir şekilde açıklıyor.   James J. McKenna Ph.D. Edmund P.Joyce C.S.C. Antropoloji Kürsü Başkanıdır ve Notre Dame Üniversitesi Anne-Bebek Uyku Davranışları Laboratu... Devamı

31.İstanbul Kitap Fuarında Neler Yaşadık?

2012-11-30 09:22:00

31. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı 600 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımı, 200 etkinlik ve yüzlerce imza ile kapılarını kitapseverlere açtı.Bizim içinde en önemli günler arasındaydı.17-25 Kasım’da o kadar kalabalık bir şekilde gerçekleşti ki gerçekten görülmeye değerdi. 1baba1anne.com olarakta bizde arkadaşlarımızın yanında olmaya çalıştık,yanlarında olup onlara destek olduk.Böyle zamanlarda hep insan tanıdıklarının gelmesini,aramasını bekler.Ben çok değer veriyorum arkadaşlığa,özene,değere,verilen emeğe…Anne olmaları da ayrı bir önemdeydi benim için. İmza Kızın ve Anneliğin Ötesinde kitaplarının imza günü vardı. Bize göre müthiş geçti,onların gözlerindeki ışıtıları görünce bizde heyecanlandık.Banu Özkan Tozluyurt,Selgin Gb ve Esra Aylin Akalın’ı önce yani “İmza Kızın”ı ziyaret ettik.Yitik Ülke yayınevi çok güzel bir yere kurmuştu standını.Kadınların kitabı alırken “Teşekkür”etmeleri çok güzeldi.Satılan kitapların parasıda güzel bir yere(YEKÜV) gideceği içinde çok fazla ilgi gördü. Daha sonra bizim için önemli bir insan olan alternatifanne.com un kurucularından Gülüş Türkmen’in yanına gittik.Süper bir aile tablosuyla karşılaştık.Annesi destekçisi olarak yanında oturuyordu.İkiside nasıl tatlı insanlar görmeli ve tanışmalısınız.Kaknüs Yayınevi duvarları kitaplarla süslemişti.”Anneliğin Ötesinde”imzalanmak için masada duruyordu ve hemen aldım ve imzalattım ipek1cimcime adına Legabebe(Gamze) de fuardaydı blogcubebek ile Berra hanımı sevdik biraz ,çok güzel bir gün geçirdik hep beraber.Herkese çok teşekkürler.Buarada fotoğraf çekmeyide unutmadım tabiki İpek1cimci... Devamı

Peki bebege kim bakicak?

2012-11-29 09:50:00

Calisan annelerin bir cogunu ilgilendiren onemli konulardan biri de bakici secimi. En degerli varliklarimizi emanet ettigimiz bu insanlar hayatimizin da onemli birer parcasina donusmus durumda. Evde oturup cocuklarimizla ilgilenmenin bir lukse ve hatta imkansiza donustugu bu gunlerde bakici bulmak , anlasmak , anlasamamak , degistirmek ,yeniden aramak da bir hayat rutinine donusmus durumda.Iki anne bir araya geldiginde konu donup dolasip bakicilarina gelir oldu.Memnun olan , hic memnun olmayan , ajanstan bulan , es dost araciligi ile bulan , guvenilir olan , sozunde durmayan .Bir suru hikaye duyar olduk sehir efsanesine donusmeye aday olan. Peki bakicimizi secerken nelere dikkat etmeniz... ...Kaynak : dikkatacemianne.blogcu.com Devamı

Çocuk Olmak

2012-11-26 17:22:00
Çocuk Olmak |  görsel 1

Çocuk Olmak… Savaşta ölen binlerce çocuk var,suçları ne? Heryerde çocuk ÇOCUKTUR!diyorsak eğer neden hepsi aynı haklara sahip değil?Neden birisi zenginken diğerdi sefalet içinde?O kadar çok soru var ki sorulması gereken ama bazen insan kilitlenip kalıyor.Biz sıcak evimizde ,sıcak yemeklerimizi yiyorken dışarıda olan bir sürü çocuk var.Kim bunlara sahip çıkacak ?Önümüzde kış var bu evlatlar dışarıda yine donup ölecekler.Kim bunların sorumlusu?İçim parçalanıyor bunları düşündükçe,evladım birtanecik kızım,halimize binlerce şükür ki sıcak evimizde yanımızda,peki diğer çocuklar? Neler yapmalıyız bilmiyorum.Elimizden ne geliyorsa yapsak bu çocuklar için ama yerine ulaşır mı?Yada kaç çocuk bundan yararlanır?Anne-baba olarak bizler evlatlarımız için gece gündüz çalışıp elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz,bu çocukların anne-babaları nerede?Bu fotoğrafı nette gezerken gördüm ve paylaşmak istedim.Belki unutulan çocuklar için bir adım atmış oluruz bizde.Gönüllü olanlar varsa neler yapıyorlar,nerelere başvurmuş ve kimlere ulaşmışlar belki bizlerle paylaşmak isterler.Bizde birşeyler yapalım. Biz sıcak yuvamızdayken neden bu çocuklarda sıcakcık yerde kalmasınlar? Aynı yaşıtta olan her çocuk ÇOCUKSA bizde elimizden geleni yapalım… Devamı

Seda Gün İle Röportaj

2012-11-15 15:17:00
Seda Gün İle Röportaj |  görsel 1

Dünya diyabet haftası olmasından dolayı şeker hastası olan ve anne olmaktan korkan yada kafalarında sorular olan anneler için bir röportaj gerçekleştirdik.Şeker hastası bir annenin nasıl bir hamilelik dönemi geçirdiği,hastane,doktor seçiminin ne kadar önemli olduğunu göstermek amacı ile Seda hanım ile söyleşi yaptık.1 kız çocuğuna sahip olan TİP 1 şeker hastası olan Seda hanım bizlere en içten şekilde cevap verdi.Ona çok teşekkür ediyoruz. Yardımlarından dolayı ve bizi Seda hanımla tanıştıran Ayşegül Pir Özdemir ‘e çok teşekkür ediyoruz.Dünya Diyabet gününü kutluyoruz ve sizlerle bu güzel röportajımızı paylaşıyoruz.Keyifli okumalar. TİP 1 diyabetli bir kişi olarak hamilelikten korkunuz oldu mu? Bence kronik hastalıgı olan herkesin ceşitli sebeplerle, ama hastalığını çocuklarına geçirmek olsun, ama hamilelik sureci olsun, hamilelikten korkması normal. Bir de bilgimiz olmayan konulardan daha çok korkuyoruz. Esim daha hayatıma girmeden önce hamilelik, bir bebek sahibi olmak benim için çok uzak hayallerdi. Ama eşim hayatıma girince araştırmaya başladım, çünkü tüm zorluklarına rağmen muhakkak bir çocuk istiyordum. Allahtan, cok olumsuzlukları da olsa, hayatımızda internet var. Bir gun bilgisayarın başına gectim ve önce İngilizce, sonra da Fransızca aramalar yaptım. 2 tane site buldum. Simdi artık diyabetiz.com‘da da aktif bir forum var, ama o zaman yoktu. Bu sitelerdeki forumlar bana ilham verdi. Çünkü tip 1 diyabetli annelerin 2-3 cocuk sahibi olduklarini gördüm. Korkuyu bir kenara bırakıp evlenir evlenmez isteğimi gerçeğe dönüstürmeye karar verdim. Hamile kalmayı planladıktan sonra hastane seçiminiz nasıl oldu. Seçiminizde neler etkili oldu? Hastane seçerken y... Devamı

İmza:Kızın…

2012-11-15 15:15:00

Güzel bir kitap raflarda sizlerin ona ulaşabilmesi için bekliyor.Alınan her kitap yararlı bir yere gidecek.Hadi sizde hemen bu kitabı alın ve 24 Kasım ‘da imzalatma şansınıda TUYAP’ta yakalayın.114 kadının buluştuğu bu kitapta nasıl mektupların olduğunu merak ediyorsanız eğer bence hemen temin edin ve okumaya başlayın.Okuduktan sonrada yorumlarınızı bizimle paylaşın. Peki kitapta neler anlatılmakta merak mı ediyorsunuz,işte bülten : ”Babalar ve kızları arasındaki o çok özel, kızların tüm yaşamlarındaki en önemli düğümlerden biri olan ilişkiyi, kızları babalarına mektup yazarak anlattılar. Bir zamanlar babalarının küçük kızları olan üç kadın ‘Hadi’ dedi ve çeşitli yaşlardan, farklı kesimlerden, ayrı görüşlerden, içlerinde tanınmış isimlerin ya da tanınmış babaların kızlarının da olduğu yüzden fazla kadın kağıdı kalemi eline alıp yaşamlarındaki ilk erkeğe, babalarına yazdıkları bir sayfa mektupla onların kendileri için ne kadar önemli olduğunu tüm yalınlığıyla ortaya koydular. Kimi ‘babam keşke hayatta olsaydı,’ diye iç geçirirken kimi ‘zamanında keşke yan yana dururken daha fazla anlatıp birbirimizi dinleyebilseydik,’ diyordu. Bu hayata hazırlanırken babası kimine güçlü bir dayanak olmuştu, kimisi içinse babası hatırlanması bile sonsuz acılar veren, en ufak tereddüt duymaksızın küçük kızını terk edip gitmiş bir adamdı. Bir bakıma hepsi için tek bir gerçek vardı: içlerindeki küçük kız çocuğu salıncakla gökyüzüne doğru yükselip saçları rüzgarla savrulurken arkasında durup onu sallayan adamın güçlü kollarının öne doğru her gidişte kendisini daha yükseğe çıkaracağından emin olmak, salıncaktan inerken bir yer... Devamı

İmza:Kızın…

2012-11-15 15:14:00
İmza:Kızın… |  görsel 1

Güzel bir kitap raflarda sizlerin ona ulaşabilmesi için bekliyor.Alınan her kitap yararlı bir yere gidecek.Hadi sizde hemen bu kitabı alın ve 24 Kasım ‘da imzalatma şansınıda TUYAP’ta yakalayın.114 kadının buluştuğu bu kitapta nasıl mektupların olduğunu merak ediyorsanız eğer bence hemen temin edin ve okumaya başlayın.Okuduktan sonrada yorumlarınızı bizimle paylaşın. Peki kitapta neler anlatılmakta merak mı ediyorsunuz,işte bülten : ”Babalar ve kızları arasındaki o çok özel, kızların tüm yaşamlarındaki en önemli düğümlerden biri olan ilişkiyi, kızları babalarına mektup yazarak anlattılar. Bir zamanlar babalarının küçük kızları olan üç kadın ‘Hadi’ dedi ve çeşitli yaşlardan, farklı kesimlerden, ayrı görüşlerden, içlerinde tanınmış isimlerin ya da tanınmış babaların kızlarının da olduğu yüzden fazla kadın kağıdı kalemi eline alıp yaşamlarındaki ilk erkeğe, babalarına yazdıkları bir sayfa mektupla onların kendileri için ne kadar önemli olduğunu tüm yalınlığıyla ortaya koydular. Kimi ‘babam keşke hayatta olsaydı,’ diye iç geçirirken kimi ‘zamanında keşke yan yana dururken daha fazla anlatıp birbirimizi dinleyebilseydik,’ diyordu. Bu hayata hazırlanırken babası kimine güçlü bir dayanak olmuştu, kimisi içinse babası hatırlanması bile sonsuz acılar veren, en ufak tereddüt duymaksızın küçük kızını terk edip gitmiş bir adamdı. Bir bakıma hepsi için tek bir gerçek vardı: içlerindeki küçük kız çocuğu salıncakla gökyüzüne doğru yükselip saçları rüzgarla savrulurken arkasında durup onu sallayan adamın güçlü kollarının öne doğru her gidişte kendisini daha yükseğe çıkaracağından emin olmak, salıncaktan inerken bir yer... Devamı

Özlem Zeynep Karasu İle Röportaj

2012-10-31 17:19:00
Özlem Zeynep Karasu İle Röportaj |  görsel 1

Bu haftaki konuğumuz en güzel anlarımızı ölümsüzleştirmemiz de yardımcı olan ve bunu bir tutku haline getirmiş,en güzel kareyi çekmek içinde elinden geleni yapan fotoğrafçı bir annemiz,Özlem Zeynep Karasu… Özlem hanıma çok teşekkür ediyor ve başarılarının devamını diliyoruz. Okuyucularımızı da unutmayan ve İstanbul’da yaşayan İki şanslı Annemize hamile,bebek,aile veya doğum çekimlerinden seçtikleri bir tanesini hediye edeceğini söyleyen Özlem hanım bizleri çok mutlu etti,kesin sizlerde çok mutlu olmuşsunuzdur.Bunun için röportajımızın altına sadece yorum yazmanız yeterli.En güzel anlarınızı bizim aracılığımızla Özlem Zeynep Karasu’nun çekmesini istiyorsanız hadi durmayın ve hemen yorumunuzu yazın.Şanslı iki annemizden birisi siz olun.06/11/2012 ye kadar yazacağınız yorumlarda RANDOM olarak belirleyeceğimiz iki annemiz seçeceği bir hediye çekimini kazanmış olacak.Herkese keyifli okumalar… Özlem hanım kısaca kendinizden bahsetseniz bize… Tam bir sanat aşığıyım. Çok büyük bir ailesi olmasa da aile kavramını seven, iyi bir ailenin bu hayatta her istediği şeyi yapabileceğini düşünen bir insanım. Yıllarca sabah 9 akşam 6 mesai saatli bir işte çalıştım. Oğlum Doruk’un doğumuyla iş hayatıma bakışım tamamen değişti. (Belirtmeliyim ki, bu düşüncem kesinlikle zor bir işim olduğu için değil. Aksine harika bir iş yerim vardı. Tüm haklarımı bana iyi niyetle fazlasıyla kullandırdılar. Hiçbir zorluk yaşamadım.) İlk önce büyük şehir yaşantısı ağır geldi ve fırsatlar birbirini kovaladı şu anda yılın yarısını İstanbul’da, yarısını da Datça’da geçirebildiğim bir hayatımız var. Bu arada hobim olan fotoğrafçılığa ağırlık verip artık sadece sevdiğim şeyleri yaparak hayatı... Devamı

baskaanne.com İle Röportaj

2012-10-31 17:17:00
baskaanne.com İle Röportaj |  görsel 1

Bu haftaki konuğumuz baskaanne.com un sahibi Derya(@saryaDerya) hanım. Bizimle en içten şekilde söyleşi yapan Derya hanıma çok teşekkür ediyor ve güzel söyleşimizi sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.Keyifli okumalar herkese… Merhaba Derya hanım, bize kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz? İsmim Derya Divrikli Gül, Aze Çınar’ın annesiyim. Metin yazarım, televizyon programları yazarım, web sitesi tasarlarım. Annelik sayesinde, internet aleminin annelik ayağını keşfettim. Ve baskaanne.com ile girdim bu dünyaya. Şimdi Selin Seven adlı ortağımla oluşturduğumuz anakilavuz.com adlı ailelerin deneyimlerini ve alışveriş tavsiyelerini yazdığı bir site ve Renkli Ada adlı bir anne etkinlik merkezi ile anneliğin kattıklarını arttırdım. Yani yaptığım her işin odağında annelik var artık. Hamile olduğunuzu nerede öğrenmiştiniz?Test sonucunu görünce neler hissettiniz? Evde öğrendim. Hiç beklemiyordum. Çok şaşırdım. İlk bir dakika şoktaydım. Eşinize BABA olacağını nasıl söylediniz? Yüksek sesle bağırdım çift çizgiyi görünce. Ona söylemeden yapmıştım testi. Koşup geldi. Test sonucunu gösterdim, birbirimize sarılıp ağlamaya başladık. Hamileliğiniz nasıl geçti?Doğumunuzu nasıl gerçekleştirdiniz annelerimizle paylaşır mısınız? Hamileliğim zor geçti. Zaten ilk üç ay yatmam gerekti. Sonrasında da teknik koşullar sebebiyle yalnızdım çoğunlukla. Eklem rahatsızlıklarım sebebiyle çok dışarı da çıkamıyordum. Bol bol film izleyerek geçti. Doğum sancım, 3 Ağustos 20.30 civarı başladı. Gece 01.00 gibi hastaneye gittik. 05.00′te doğumhaneye aldılar, 05.19′da 9 saatlik bir sancı sürecinin sonunda, kızım normal doğumla doğdu. Genelde tam tersidir ama hamilelikten şu güne kadar başımdan geçen en güzel hatırladığım şey doğ... Devamı

Zümrüt Özkan ile Röportaj

2012-10-31 17:15:00
Zümrüt Özkan ile Röportaj |  görsel 1

Bu haftaki konuğumuz herkesinde bildiği Zümrüt Özkan.Sorularımızı en içten bir şekilde cevaplayan Zümrüt hanıma çok teşekkür ediyor başarılarının devamını diliyoruz,herşeyin en güzeline sahip olması gereken Melek Annelerden birtanesi. Melek annemiz Zümrüt hanım bizimle röportaj yaparken sizleride tabiki unutmadı.”Yiyorum Büyüyorum” kitabını,röportajımızın altına yorum yazan bir şanslı annemize gönderecek,hadi belki şanslı anne sen olabilirsin ve bu güzel kitabı kitaplığındaki en özel yere koyabilirsin.Şansınızı deneyin,yorumunuzu bırakın.23.10.2012 de şanslı kişi belirlenecek hadi bakalım yorumlarınızı bekliyoruz… Zümrüt hanımın bu özel röportajı sizler için burada,keyifli okumalar… Merhaba Zümrüt hanım,kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz? 1970 yılında doğdum. Ne zaman büyüdüm de kırklı yaşlara geldim, bazen inanmakta zorluk çekiyorum. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Hakla İlişkiler bölümü mezunuyum. Canavar bir iş kadını olma hayalleriyle St. Louis Maryville Üniversitesinde iş idaresi yüksek lisansı yaptım. 2002’de anne oldum. Oğlum Alex Kaan sayesinde iş dünyası değil ama annelik yolunda uzun bir yolculuğa çıktım. Yiyorum Büyüyorum adlı çocuk yemekleri kitabının yazarı ve aynı adlı sitenin (www.yiyorumbuyuyorum.com) kurucusuyum. Bebeğim ve Biz dergisi yazarlarından biriyim. Çocuklara bayılıyorum, yazmayı çok seviyorum, eh yemek yapmak da hayatımın önemli bir parçası. Gönül gözü ile fotoğraf çekerim, resim sanatını ve seramiği sever, sergileri takip etmeye çalışırım. Sıkı bir hayvanseverim (http://www.yiyorumbuyuyorum.com/makaleler/anne-kopek-alalim/makale703.html) . Hayat felsefem sadelik üzerine kurulu. Yaşamın... Devamı

Esra SERT İle Röportaj

2012-10-31 17:14:00
Esra SERT İle Röportaj |  görsel 1

Bu haftaki konuğumuz Esra Sert… Çalışan annelerin tek sorunu uyku problemi,gece devamlı uyanan çocukların yüzünden annelerin sabah erkenden kalkıp işe gitmesi tek sorun gibi .uykusuzanneler.com ve gurmebebek.com un kurucularından Esra hanım bizimle en içten şekilde söyleşi yaptı ve sorularımızı cevapladı.Bir prensese sahip olan annemize çok teşekkür ediyor,başarılarının devamını diliyoruz. Güzel söyleşimizi sizlerde okuyun,hadi buyrun… Merhaba Esra Hanım kısaca kendinizden bahsetseniz bize… 2.5 yaşındaki Lado’nun annesi, TV habercisi, NTVMSNBC anne/ çocuk editörü. Gurmebebek.com ve Uykusuzanneler.com kurucularından biri. Hamile olduğunuzu öğrendiğiniz an neler hissettiniz? İlk kiminle paylaştınız? Öncesinde bir düşük bir de mol gebelik yaşadığım için korku ve endişe hissettim. Eşimle paylaştım, hayırlısı diyerek boynumuzu büküp bekledik. Eşinize BABA olacağını söylemek için neler yaptınız? Daha önce yaşadığımız tatsız deneyimler nedeniyle bizim için coşkulu bir an değildi. Baba olacağından emin olamadığım için özel bir şey yapmadım. Bitanecik prensesinize Ladin ismini koydunuz, annelerimiz-anne adaylarımız merak ederler, anlamı nedir? Ladin’e ladin ağacının ismini verdik. Çok güzel bir ağaç, söylenişi de çok melodik. Bu nedenle tercih ettik. Ladin nasıl bir bebeklik dönemi geçirdi? Her çocukta olduğu gibi uyku-gaz gibi problemleri var mıydı? Gaz problemi vardı ama bizi çok fazla zorlamadı. Pek ağlayan bir bebek değildi, ama uyumazdı. 35 dakikada bir uyanırdı. bu de beni uyku eğitimi yöntemlerini öğrenmeye ve uykusuzanneler.com‘u kurmaya itti. uykusuzanneler kulubu nasıl ortaya çıktı? Bizimle paylaşabilir misiniz? Uyku eğitimi yöntemleri beni... Devamı